Canbeey

Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Velilerin dünya diyarında kerâmetleri vardır. Çünkü onlar ikram ehlidir.
Sultan Selim hakkında ki bilgiyi ilk kez duydum...
Her çarşamba günü Kaptan Amca ile birlikte esnafları dolaşırdı, Gece 10-11 gibi Sultan Fatihle, Sultan Selim'i ziyarete giderdik. Türbedar bize kapıyı açardı da orada istediğimiz kadar kalırdık. Sultan Selim zuhuratta "Hayatta olsam (yine) Și'a ile savaşırdım." buyurdu Zuhuratta görüldüğü üzere Sultan Selim sakalsız değildi. Sakalları uzun ve gürdü.
Hayatlarında sâlih bir kimse olduğu bilinen zatlara vefatlarından sonra da tazim etmek ve kendileriyle tevessül ve teberrükte bulunmak caizdir. Zira vefat demek yok olmak değil, bilakis hakiki hayatın ifadesidir. Ehl-i Sünnet'in cumhuruna göre ruhların hayat sürmesi ve rızıklandırılması yalnızca sehitlere mahsus bir özellik olmayıp sıddıklara ve sâlih kulların tamamına sâmil bir hususiyettir Bu durum aynı zamanda, vefat etmiş kimselerin dünya ve dünyadakilerle irtibatının kesilmediğini, dünyadakilere fayda sağlayabilecekleri gibi, dünyadakilerin birtakım işlerinden de fayda göre bilecekleri anlamına gelmektedir. Muhakkik ulemanin beyanlarına göre, kabirdeki bir kimse için dua ederken kabre doğru yönelmek de caizdir. Bunun meşrûiyetine dair Peygamber Efendimiz (Sallallâhu Aleyhi vessellem) den ve eslâfımızdan pek çok sünnet nakledilmiştir. İmam Mâlik Hazretleri'nin: "Kabirde yatan kimseye saygı göstermek, tıpkı ona hayattayken saygı göstermek gibidir." şeklindeki ifadesi, bu konunun meşrûiyetini açıkça özetlemektedir.
İşte o meşhur umre olayı!
Gelişinin ardından o akşam umre yapmak istediyse de henüz yolda bulunan ve dünyanın muhtelif bölgelerinden ve Medine'den binlerce kişinin gelmekte olduğunu öğrenince umresini tehir ederek ikinci günün gecesi yani pazartesi gecesi yatsı namazından sonra saat on bir sularında umre yapmak için Kabe-i Muazzama'ya çktı. On binlerce seveninin yoğun ilgisiyle karşılaşan ve kendisini görmek isteyenlerin izdihamından dolayı otelinden Abdülaziz kapısına kadar ulaşmakta güçlük çeken Mahmud Efendi Hazretleri' nin Kabe-i Muazzama'ya girişi çok muhteşem oldu. Hatta görevli askerlerin özellikle reislerinin kendi aralarıda: Biz otuz senedir burada muvazzaf bulunuyoruz, bunca kralları ve önemli şahsiyetlerin Kâbe'ye girişlerine şahit olduk ama böyle heybetli ve muhabbetli bir girişe şahit olmadık. Bu zata gösterilen ilgi kadar hiç kimseye teveccüh edildiğine rastlamadık, Kral Abdullah gelse bile böyle karşılanmıyor.' diye konuştukları işitildi. İzdihamın şiddetlenmesi üzerine Harem-i Şerîf in sorumlusu olan binbaşı, Mahmud Efendi Hazretleri'nin yolunu açmak için devreye girdi. Ustadımız Hazretleri' nin yakınına zorlukla gelebilen binbaşı, Efendi Hazretleri' nin elini ve alnını öptükten sonra nasıl yardım edebileceğini sorunca Efendi Hazretleri'nin bacanağı Muhammed Keskin Hocaefendi: Siz âmirsiniz biz memuruz, söyleyin yapalım.' dediyse de binbası Efendi Hazretleri' ni ișaret ederek: 'Âmir odur, hepimiz memuruz.' diye cevap verdi. Sonra ihvân-ı kirâmın düzen içerisinde hareket ettiğini gören askerler cemaate bir nizam verme gereği duymayarak geri çekildiler.