Abdülkadir Şengül

Bismarck ve Kayzer'in Türkiye'ye bakışları...
"1889’da İstanbul’dan döndüğümde, isteği üzerine Prens’e kız kardeşim Sophie’nin veliaht Prens Konstantin ile evli olduğu Yunanistan hakkındaki izlenimlerimi ve ayrıca İstanbul izlenimlerimi anlattım. Bunu yaparken Prens Bismarck’ın Türkiye’den, oradaki yüksek mevkideki adamlardan ve o topraklardaki koşullardan oldukça küçümseyerek bahsetmesi beni şaşırttı. Aslında daha olumlu görüşlerle ona kısmen ilham verebileceğimi düşündüm ama çabalarım pek işe yaramadı. Prens’e neden bu kadar olumsuz bir görüşe sahip olduğu sorulduğunda, Kont Herbert’in Türkiye hakkında hiç hoş olmayan raporlar verdiğini söyledi. Prens Bismarck ve Kont Herbert hiçbir zaman Türkiye’ye sıcak bakmadılar ve benim Büyük Frederick’in eski politikası olan Türk politikam konusunda hiçbir zaman benimle aynı fikirde olmadılar."
Sayfa 26·Kitabı okudu
Fehmi Ardalı isimli okura yanıt verildi
Abdülkadir Şengül
Ben de Bismarck'ın Türkleri sevmediğini biliyordum fakat bu denli düşman olduğunu bilmiyordum.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
'Bütün yahudiler değil'
Münih’teki bir Yahudi, geçenlerde yazara, “Ben eski bir asker ve katı bir Ortodoks İbrani’yim. Ama bir Alman’ın sahip olduğu tüm haklara sahibim çünkü savaştım. Hitler bize karşı ama o da herkesin olabileceği kadar adil.” Bu eski asker aslında bir zamanlar Führer’in sekiz yıl boyunca kaldığı bir evde yaşıyor. Yazara Hitler’in odasını gösterdi ve ondan olağanüstü bir övgüyle bahsetti. “Halkı için kendisinden önce kimsenin yapmadığı kadar çok şey yaptı,” diye ekledi, “ve biz eski asker Yahudiler için olumlu bir istisna yarattı. Bugün bile korkacak hiçbir şeyimiz yok.”
Sayfa 43·Kitabı okudu
Fehmi Ardalı isimli okura yanıt verildi
Abdülkadir Şengül
Kitabın ilk basım tarihi 1934. Muhtemelen bu konuşma Hitler'in ilk iktidara geldiği sene yaşanmıştır. Sonrasında bu adama ne oldu merak ediyorum gerçekten.
Birinci Dünya Savaşı'nın bittiği gün...
Adolf Hitler, Pomeranya’daki Pasewalk hastanesindeyken devrimi, Kayzer’in kaçışını ve Anavatan’ın çöküşünü duydu. Annesinin mezarı başında durduğundan beri ağlamadığını yazar. Ancak şimdi, gaz hala gözlerini kasıp kavururken ve onu tamamen kaybetmekle tehdit ederken tekrar ağlar. Sendeleyerek uzaklaşır, hastane karyolasına yığılır ve tüm fedakârlıkların boşa gittiğini haykırır! “Anavatanı bir daha dönmemek üzere yüksek bir inanç ve umutla terk eden yüzlerce ve binlerce kişinin mezarı açılmayacak mıydı?” İşte o anda, bu yürek parçalayıcı krizde Adolf Hitler büyük kararını verdi. Kendini ülkesinin rehabilitasyonuna adayacaktı.
Sayfa 66·Kitabı okudu
Alıntı
Fehmi Ardalı isimli okura yanıt verildi
Abdülkadir Şengül
Fehmi Ardalı Gerçekten çok büyük bir öngörü göstermiş.
Birinci Dünya Savaşı'nın bittiği gün...
Adolf Hitler, Pomeranya’daki Pasewalk hastanesindeyken devrimi, Kayzer’in kaçışını ve Anavatan’ın çöküşünü duydu. Annesinin mezarı başında durduğundan beri ağlamadığını yazar. Ancak şimdi, gaz hala gözlerini kasıp kavururken ve onu tamamen kaybetmekle tehdit ederken tekrar ağlar. Sendeleyerek uzaklaşır, hastane karyolasına yığılır ve tüm fedakârlıkların boşa gittiğini haykırır! “Anavatanı bir daha dönmemek üzere yüksek bir inanç ve umutla terk eden yüzlerce ve binlerce kişinin mezarı açılmayacak mıydı?” İşte o anda, bu yürek parçalayıcı krizde Adolf Hitler büyük kararını verdi. Kendini ülkesinin rehabilitasyonuna adayacaktı.
Sayfa 66·Kitabı okudu
Alıntı
Fehmi Ardalı isimli okura yanıt verildi
Abdülkadir Şengül
Öyle bir şok etkisi ki sonrasında gelen Versay diktesinden sonra intikam istemeyen Alman neredeyse yok gibiymiş.