On üç yaşındaydım ve hala kendimi keşfedememiş yada yeteneklerini henüz bunları kullanabilecek kadar anlayamamış küçük bir ressamdım.
Resim yapmak benim için herşey demekti.
Bu sayede kendimi bir çok açıdan ifade etmeyi öğrenmiştim.
Bu yolda gördüklerimi ve hissettiklerimi henüz benim için bir gerçeklik haline gelmeyen dünya hücresinden bakan bir mahkum gibi işe yaramaz bedenimde yaşayan zihinde olup bitenleri anlayabiliyordum.