Fazla dürüsttü Tom, onu mahveden de buydu. İyilik yapınca iyilik bulunacağına inanıyordu, halbuki böyle bir şey olsa bile rastlantıdan ibarettir. Yapılması gereken bir şey varsa o da intikam almaktır, hem de olabildiğince eksiksiz bir intikam.
Tom, tanrıya inanıyordu. Ben de, Hansen gibi pazar ayinine gidiyordum ama bir insanın hem Tanrı'ya inanıp hem de açık fikirli olmaya devam edebileceğini düşünmüyor ve açık fikirli olmam gerektiğine inanıyordum.
Kitapta geçen 1963-1964 yılında Ahmet ve Zeynep adlı ilk dört yılı beraber aynı okulda okuyup daha sonra Zeynep'in Ankara'ya taşınmasıyla başlayan İstanbul-Ankara arası mektuplaşmalar konu edilmiştir. Nesin'in bu eserinde üzerinde durduğu "aile, eğitim, toplumsal ahlak, cinsiyet eşitliği, vicdan" gibi konular çocukların o harika dünyasından işlenmiş ve 63-64 yıllarından bu yana kırk küsür yıldır bu temel konularda hala ne denli geride olduğumuzu, eğitimin bu kavramları çocukların içsel dünyasında geliştirememiş olmasını büyük üzüntü ile gözlemledim. Nesin'in yine dili ustaca kullandığı bu eserde çocukluk yıllarınıza dönecek ve biz çocukları nasıl birer yarış atı haline getiren bu sistemi bir kez daha yâd edeceksiniz.