"Katıldığım ilk cenaze annemin cenazesi oldu. Hiç kalabalık yoktu. Sanki acele bir ölüm gibiydi. Elimde kardeşimin eli vardı ve üzerimizde babamızın gölgesi... Yanaklarımda tuzlu sular... Hiç ağlamadığım kadar ağladım o gün ve daha sonraki günler... Sanki her gün dizimin üzerine düşüyordum..."
"...Hayatımın bu şekilde gelişmesinde elbette hayatımdaki insanların rolü büyük. Şartları siz belirleyemezsiniz ya da şöyle söylemek daha doğru olacaktır, belirlediğiniz şartların devamlılığını sağlayamazsınız. Hayat sürekli bir değişim içindedir. Sizi ve çevrenizi olumlu ya da olumsuz şekilde etkileyebilecek sayısız değişken mevcuttur."
Beni içinden sev...
Üç kelime on dört harf, 'seni seviyorum' gibi bir şey değil. Tam bir harf fazlası ve bir emir gibi algılanabilir söyleniş tarzına bağlı olarak...
Duyulan bir 'seni seviyorum'un çok daha ötesinde sanki. Sadece bir harf fazla değil de yeni bir galaksi keşfetmiş gibi...
Kimse bilmesin çünkü Dünya kirli, insanlar acımasız ve benim kalbim hala çok masum...
Beni içinden sev...
Aşk...
Üç harf tek kelime ve karşılaştığınız anda benliğinizi yitirmenize dahi sebep olabilecek tutsaklık hali...
Sen kelimesi kadar harf sayısına sahip ve hayat kelimesinden iki harf noksan...