Marx Birinci Enternasyonal'in başındaydı. İdeolojik ve örgütsel çatışmaların içindeydi. 19. Yüzyıl barikatlarından yükselen barut kokusunu soluyarak yaşıyordu. Almandı ve Alman felsefesinin zenginliğini ruhuna yedirmişti. İngiliz ekonomi politiğini bizzat İngiltere'de kovalıyordu. İnsanlığın üç bin yıllık çiçeğine konmuştu. Bu çiçeğin bal özünü harika bir arı gibi özümleyip bala çeviriyordu.
"Dinlenerek düşünmek daha sağlıklıdır" dedi Hasan.
"Bu oportünist bir felsefedir. Hareketin gerçeğini ancak hareket yakalayabilir. Akışı oturarak yakalamak, ona bilinçli bir ifade vermek olanaksızdır. Oturan, yakalayayım derken müsibetlere yakalanır. Yeryüzünün tüm belalı basurları tembel kıçlara aşık olurlar."