Hamza Altun

Hamza Altun
@Carlwonclausewitz
Varoluşun sancısı
Yaşıyoruz, ama neden burada olduğumuzu soracak kadar cesur muyuz, yoksa sadece nefes almanın gölgesinde mi kayboluyoruz? Her sabah uyanıp aynı gökyüzüne bakarken, içimizdeki o ince sızı, sanki bir şeylerin eksik olduğunu fısıldıyor. Belki de varoluş, bu soruyu sormaktan ibaret;cevap aramaktan değil, o rahatsız edici boşlukla barışmaktan. Gözlerimizi kapattığımızda bile zihnimiz susmuyor, bir anlam kırıntısı peşinde koşturuyor. Peki ya anlam diye bir şey yoksa? Ya sadece bu anın içinde, bu bedenin ağırlığında, bu sessiz çırpınışta varsak? Belki de yaşamak, neyi bilmediğimizi kabul edip yine de yürümeye devam etmektir.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Artık üçten geriye sayamıyorum çünkü her an, sonsuza dek sürmesini istediğim bir şimdi oldu; zamanın zincirleri kırıldı, sayılar anlamını yitirdi ve ruhum, varlığın sonsuz aynasında kendi yansımasını buldu . Kendi çölündeki kum tanesinin rüzgârı oldu.
Ve ben, ciddi derecede normalim. Koskoca bir plajda tek bir kum tanesi gibiyim. Herkes gibi nefes alıyor, hiçliğin ortasında soluk bir mavi nokta olarak var oluyorum. Tek sahip olduğum, var olduğumu bilmek. Ve sen, sen de öylesin, yoksa değil misin ?
Bir çok insan Van Gogh gibi sefil değil tabi. Herkesin kendine has bir sefilliği var..
Herkesin dış dünya için çizdiği birisi vardır. İçindeki gerçek seni sadece mezara götüreceksin.