Hamza Altun

Hamza Altun
@Carlwonclausewitz
Zaman, sonsuzluğun ağırlığı altında ezilmemek için zihnin icat ettiği merhametli bir kafestir. İnsan, geçmişin küllerini geleceğin korkusuyla harmanlayıp bugünün duvarlarını örerken; aslında nehrin değil, kıyının hareket ettiğini unutan bir yolcudur. Aynayı kırdığında göreceksin ki; akıp giden saatler değil, sadece senin bakışlarındır.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Gecenin kıyısında bir düşün gölgesi vardı; kimse dokunmadı çünkü dokunmak bozardı. Kendini unutan bir düşünce, zamanın arkasını çevirdi orada saatlerin hiç doğmadığını gördü. Bir isim düştü sessizliğe, yankısı bile utanarak sustu. Rüzgârın hafızası vardı ama onu kimse dinlemedi, çünkü unutanlar sadece yaşayanlardı. Bir adım ileri, aslında bin yıl geriydi; yönler sadece alışkanlıktı. Varlığın kalbi atmıyor, ama yankısı hâlâ titreşiyor evrende bir anlam arar gibi, bulmanın utancıyla. Ve sonunda, hiçliğin içinden bir nefes geldi: “Benim olmadığımı hatırladığın an, gerçekten vardın.”
Risklerin Özgürlüğü
Eğer gülersen, aptal sanılma ihtimalin vardır. Eğer ağlarsan, zayıf ya da fazla duygusal görünme tehlikesiyle karşılaşırsın. Birinin elini uzatırsan, reddedilme olasılığını da kabul edersin. Seversen, karşılık bulamama acısını göze alırsın. Hayallerini başkalarının önüne koyarsan, küçümsenme riskini taşırsın. Ve eğer tüm zorluklara rağmen yürümeye devam edersen, başarısız olma ihtimalin hep orada durur. Ama yine de, risk alınmalıdır. Çünkü hayattaki en büyük tehlike; hiçbir şey için risk almamaktır. Hiçbir risk almayan insan, hiçbir şey kazanamaz. Ne gerçekten yaşar, ne hisseder, ne sever. Acıdan, utançtan, ıstıraptan kaçabilir belki… Ama o kaçışla birlikte öğrenme, büyüme ve değişme gücünü de yitirir. Gerçek özgürlük, korkuların yokluğunda değil; onlara rağmen adım atabilme cesaretindedir. Ve sonunda insanı yaşatan şey, güvenli limanlar değil, kendini rüzgâra bırakma cesaretidir.
Hepimiz gücümüz kadar günah işleriz . Sonrada Gücümüzün yetmediği günahları işleyenleri yargılarız.
İnsan bilinci evrimin en garip yanılgısıdır; kendimizi doğadan ayrı, her şeyin üzerinde gören bir bakış açısı geliştirdik. Varlığımız, evrenin önemsiz bir kıvılcımı kadar. Türümüzün yapabileceği en onurlu eylem, içimizdeki dayatılmış arzuları reddetmek ve kendi soyumuzu bilinçle sona erdirmektir. Böylece insanlık, bu haksız oyuna sessiz bir son verebilir.