ŞAİR İMPARATORİÇE
Merhaba arkadaşlar bugün engelsizokurrr un tavsiyesiyle okuduğum, güçlü kadın karakter, politik entrikalar, büyü ve etkileyici bir kurgusu olan eserle karşınızdayım. Fantastik seven biriyim ve her fırsatta okurum, bu yüzden büyük keyifle okudum eseri. Sonuyla ise beni şaşırttı, ben çok başka bir son bekliyordum olmadı. Hangi çağda ya da hangi evrende olursak olalım, her zaman kadının küçük görüldüğü ve eğitim hayatının elinden alındığı hayatlar yaşıyoruz. Bu eser de fantastik bir kurgu olmasına rağmen yine kadınların yasaklarla yaşadığı bir imparatorluk var. Okuma yazmanın yasaklı olduğu bir yer.
İlk sayfalardan itibaren kendi dünyasının içine çeken bir eser. Güç savaşları, şiirsel anlatım ve güçlü karakterler bir arada. Özellikle ana karakterin hem kırılgan hem de güçlü yanlarının bu kadar iyi yansıtılması hikayeyi daha da etkileyici hale getirmiş. Fantastik öğelerle duygusal derinliğin dengesi çok başarılı. Bazı sahneler gerçekten nefes kesiciydi, bazı bölümlerde ise uzun süre düşündürdü.
Açelya hanedanının imparatoru çok hasta ve ölmek üzere. Bu yüzden yerine bir prens seçmesi gerekiyor. İmparator Muzha beş prensin içinden ikinci oğlu Terren'i seçer. Terren acımasızlığıyla adını duyuran biri. Büyü gücü çok güçlü ama bu gücü insanlara acı çektirmek yada öldürmek için kullanıyor. Her prensin otuz cariyesi olmak üzere. Bütün çevreye bu haber duyurulur. Bir çok kız yoksulluktan ve ailesini açlıktan kurtarmak için saraya cariye olarak gitmek ister. Guishan bölgesinde açık ve kuraklık almış başını gidiyor. Çocuklar açlıktan teker teker ölüyor maalesef. Wei Yin pirinç çiftçisi olan bir ailenin kızı. Ailesini ve kardeşinin geleceği için prensin cariyesi olmak ister.
Terren Wei'yi cariyesi olarak seçer tabi ki bu durum herkesi şok eder. O kadar soylu
Attığım her adımda, ayağımı yere her bastığımda dünya hafifliyor, kendime güvenim yenileniyor, güçleniyorum. Meğerse gökyüzü ne kadar yüksek ve mavi, güneş ne kadar parlakmış bugün.
SESTEN AZ ÖNCE
Merhaba arkadaşlar bugün @engelsiz_okurrrun tavsiyesiyle okuduğum muhteşem bir eserle karşınızdayım. Yazarı çoğumuz oyunculuğuyla tanır, oyunculukta çok başarılı olan Murat Aygen, yazar olarak da ne kadar başarılı olduğunu ve kaleminin nasıl değerli olduğunu okuduktan sonra anladım. Deneme tarzında olan bir eserimiz tam
sekiz bölümden oluşuyor. Sanırım altını çizmediğim cümle kalmadı.Aslında son zamanlarda okuduğum en sade ama en çok düşündüren eserlerden biri oldu.
Eser resmen ayna oluyor bizlere , iç dünyamızı bize gösteriyor.
Eser insanın iç dünyasına sessiz ama derin bir yolculuk yaptırıyor. Okurken sürekli kendinizle yüzleşeceksiniz ve hissedeceksiniz. Abartılı cümleler yada karmaşık anlatımlar yok aksine yalın bir dil kullanılmış ama etkisi oldukça güçlü.
Sessizliğin de aslında anlatacak çok şeyi olduğunu hatırlatan bir eser. Bazen söyleyemediklerimizin, bazen de içimizde bastırdığımız duyguların aslında ne kadar yüksek sesli olduğunu vurguluyor.
Eğer sakin, düşündüren ve sizi kendi içinize döndüren bir şeyler okumak istiyorsanız kesinlikle tavsiye ederim bu eseri.
Sesten Az ÖnceMurat Aygen · Destek Yayınları · 202632 okunma