KEŞKE
Merhaba arkadaşlar bugün engelsiz_okurrr un tavsiyesiyle okuduğum harika bir eserle karşınızdayım. Bazı kitaplar vardır, bittiğinde sadece hikaye aklında kalmaz. İçinde bir "keşke" duygusu büyür ya, işte bu kitap tam olarak öyle. Köy enstitüleri atmosferiyle harmanlanan , geçmiş, pişmanlık ve insan ilişkileri üzerine düşündüren, oldukça etkili bir eser. Tarih ve aşkla harmanlanmış olması ise tarihi eserleri okurken zorlananlar için, sıkmadan akılda kalıcı olmasını sağlıyor.
Okurken en çok hissettiğim şey, hepimizin hayatında dönüp baktığımızda "keşke" dediğimiz anlar var. Bu eser o duyguyu yüzünüze vuruyor, ama bunu yaparken sizi yormadan içine çekiyor.
17 Nisan 1940 yıllarında Köy Enstitüleri kurulur. Amaç köy çocuklarına hem eğitim verip hem de topluma yarar birer nesiller yetiştirmek. Bazı aileler çocuklarını gönderir. Günümüzde ki gibi okul sistemine benzer düşünürken okudukça yanıldım. Çünkü Köy Enstitülerinde , tarım, dikiş, nakış, çocuk bakımı, aile hayatı, marangozluk gibi bir çok alanda eğitim görürler. Hatta öğrencilerin kendi elleriyle ekip biçtiği tarlalardan çıkan mahsulleri hem okula hem de arta kalanları halka daha uygun fiyata vermeleri , aynı zamanda yeni yapılacak Köy Enstitülerinde öğrencilerin kendi elleriyle ekipmanları alıp okulu yapmaya gitmelerine hayran kaldım.
Her zaman ki gibi güzel şeyleri yok etmek isteyen, çekemeyen bir çok kişi çıkar ve 1954 yıllarında Köy Enstitüleri kapanır. Kitap bittikten sonra uzun uzun düşündüm acaba Köy Enstitüleri kapanmayıp devam etseydi, günümüz Türkiye'si nasıl olurdu ve dilim de keşke kapanmasaydı kelimesi çıktı.
Köy enstitülerinde eğitim gören Fikret ve Sabia okul bitince öğretmen olup daha sonra evlenmeyi planlayan iki genç. Maalesef hayat onları farklı yollara sürükler. Aradan yıllar geçer Sabia
Zamanın ruhunu anlamadan, gerçek liderlik öğrenilemez.
Umudu kaybetmek, insanın kendini kaybetmesidir.
Bir yolculuk, sadece gittiğin yerle değil, orada öğrendiklerinle anlam kazanır.
Merhaba arkadaşlar bugün yorumuma alıntılarla birlikte başlamak istedim. Bir çocuk kitabı olsa da altını çizdirerek ilerledi. Hem keyifli hemde öğretici bir eser. Çocuk kitabı olsa da bana göre herkese hitap ediyor.Hem eğlenceli hem de düşündürücü bir hikaye sunuyor olması hoşuma gitti.
Adalet kavramını çocuklara anlatırken sıkmadan, merak uyandırarak ilerliyor. Ayrıca içeriğindeki çizimleri hikâyeye ayrı bir tat katmış.
Hikaye de Asaf'ın adalet, liderlik arayışı ve zaman yolculuğu fikri oldukça etkileyici. Tarihî bir karakter olan Ertuğrul Gazi ile kurulan bağ kitabı daha da anlamlı hale getiriyor. Asaf'ın dedesi uzun zamandır aradığı formülü bulmasıyla zaman makinesini faaliyete geçirir. Asaf zaman makinesinden geçerek geçmişe yolculuk yapar. Tabi ki Asaf'la birlikte bizde geçmişe Ertuğrul Gazi dönemine gidiyoruz.
Benim ve kızımın keyifle okuduğumuz bir eser oldu. Seri halinde olması ve devamının gelecek olması çok hoşuma gitti, artık merakla ikinci eseri bekliyorum. Hem eğlenceli hem de eğitici bir eser arıyorsanız mutlaka değerlendirin derim