Penelope sahip olduğu herşeyini sığdırdığı bavuluyla kaçarken kendini doğup büyüdüğü Şeytan Yamacı'nda bulur. Şansına güvenen Penelope son bir oyun için seçtiği adamın saatini kazanır ancak bu adam Raphael Visconti'dir.
Raphael annesinin ölümünün ardından gittiği medyumda seçtiği kartla kendine bir yol çizer. Yıllar içinde kendi imparatorluğunu yaratıcaktır ama felaket kartı kızıl kraliçeye dikkat etmesini tembihler. Bardan içeriye giren Penelope'yi gördüğünde onun yarattığı krallığını yerle bir edecek kraliçe olmadığını kanıtlamaya çalışırken beyefendilik maskesi de çatlamıştır.
Penelope'nin kaybetmeyi sevmeyen tarafı çok hoşuma gitti. Hikâyenin nasıl ilerleyeceğini merak ettiriyor.
Raphael'in beyefendi tarafını okuyup kızımıza gelince gerçek kişiliğini göstermesine bayıldım. Arabasına yastık battaniye stoklaması detayı bitirdi beni zaten. Çiftimizin arasındaki çekimi de beğendim.
Şu an Angelo ve Rory hala birinci sıradalar benim için diğer kitapta sıralama değişir mi bilemiyorum??????乁[ᓀ˵▾˵ᓂ]ㄏ
"Yoksa beni öpmek mi istiyorsun? Ya da öyle bir şey?" ...
"Öyle bir şey," ...
"O zaman neden öpmüyorsun?"
Güldü. "Sana asla bu zevki tattırmam, Penelope."
Gurur, yakıcı bir kıvılcım gibi göğsümde alevlenmişti. "Tabii, zaten ben de seni öpmezdim."
"Öyle mi?"
"Öyle. Viskinin tadını sevmiyorum."
"Neyin üzerine bahse girmiştin?"
... "Vazgeçmek istemediğim bir şeyin."
..."O zaman neden bahse girdin?"
... "Çünkü bu konuda bu kadar... duygusal olmayacağımı umuyordum."