Ailesini küçük yaşta kaybetmiş ikizlerimiz Darcy ve Tory hayatlarını koruyucu ailelerde geçirmişlerdir. 18 yaşına geldiklerinde artık birlikte yaşamaya başlayan ikizler para kazanmak için birçok şey yaparlar. Bir akşam onlara Solaria'nın varisi olarak bir mirasları olduğunu söyleyen Profesörle karşılaşırlar. Miraslarını ve tahtlarını almanın tek yolu ise Zodyak Akedemi'den mezun olmaktır. Peki bu okuldan mezun olmak o kadar kolay mıdır?
Sonunda büyük bir ilgi gören seriye başlayabildim. Dünyasını aşırı sevdim dört temel element ve burçların birleşimi (~ ̄³ ̄)~ ayrıca Fae'ler daha ne olsun? Semavî Varislerin yaptığı zorbalıklar gerçekten kötüydü. Ama Fae dünyası ve burda güç herşeyden önemli. Ayrıca hayatınızı adadığınız herşeyin bir anda yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığınızda (ki ailelerinde bu konuda çocuklara gaddarca davrandığını varsayıyorum) gücü ellerinde tutmak için yapmaları gerekeni yaptıklarını düşünüyorlar. Tabiki de bu bir savunma değil ve hiçbir şekilde davranışlarını haklı çıkarmıyor. Umarım ikizlerimiz tüm yapılanlara karşılık vermeden affetme olayı gerçekleşmez. Uzun bir seriye giriş yaptık ilk kitap ve diğer kitaplar arasındaki karakter gelişimlerini görmek için sabırsızlanıyorum (yabancılar çok övüyor bu konuda). İkinci kitap için heyecanlıyım.
"Yeter!" diye bağırdı Max. "Hangi cehennemdesin?"
Geraldineler kaybolup gitti ve kahkahası yaptığı büyü ile sınıfın dört bir yanında yankılandı. "Rüzgârda, ağaçlarda, gökyüzündeyim. Kafanı çevirdiğin her yerdeyim, seni hüngür hüngür ağlatan kâbuslardayım. Sinir bozucu baş belanım. Nefesim ilelebet ensende olacak."
"Kalk ayağa," dedi kolumu çekiştirerek.
"Neden geri döndünüz?" diye sordum boğuk bir sesle. Elime onunkinden çekip tekrar başımın etrafına sardım.
"Örümcek hislerim devreye girdi," diye yanıtladı kıkırdayarak.
Kaşlarım çatıldı. "Bu bir şaka mıydı?" dedim şaşkınlıkla.
Ağzının köşesi yukarı kıvrıldığında sadece bununla yetindiğine inanamadım. Okulun geri kalanıyla bana güleceğini sanmıştım, yardımıma gelip bana şakalar yapacağını değil.
"Öyleydi," dedi. "Bence bir hayli komikti de." Beni kendine doğru çektiğinde ifadesi birden ciddileşti. "Mavi uçlarında gittiğine göre artık sizi nasıl ayırt edeceğim?"