Hayattayken sahip olduğu tüm itibar, ölümden sonra kişiye ancak hayrı ve iyiliği varsa fayda verir. Hanedan ailesinin bir ferdinin naaşı bir caminin bodrumunda kalır ve ölümünden sonra ona yaptırdığı cami kucak açar. Belli ki Zeynep Sultan bu hakikaten bir haber değildir. Hayra hasenata ehemmniyet vermiş kendini lalelere, güllere ve türlü güzelliklere kaptırmamıştır. Elbet tüm bu güzellikler en Güzeli hatırlattığında ve en Güzelin yolunda olmak murat edildiğinde anlamlıdır. Lale Devri'nin kerimesi Zeynep Sultan'da hayatıyla bize tam da bunu hatırlatır.
Hüma Hatun hayatı ile bize "Bir mefkure uğruna gayret edecek öyle çocuklar ve nesiller yetiştirin ki ölümünüzden sonra amel defteriniz açık kalsın; çocuklarınızın şahsiyet sahibi olmaları içinde gayret edin" der.
İnsan bir zamanda, bir mekanda yaşar. Yaşadığı zaman onu ne denli etkilerse yaşadığı mekan da onu o nispette etkiler, şekillendirir ve hatta değiştirir.