Cemile Yıldız

Tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar çok şeye sahipken niye hala tatminsiz bir haldeyiz? Üzerinde yaşadığımız şu hassas, nazik, mavi gezegeni yok etmeyi bile göze alacak kadar neyin peşindeyiz? Neden kabımıza sığamıyoruz? Niçin ölünceye kadar bir açgözlülük saplantısı içerisinde didişip duruyoruz? Sakın yanlış şeyi yanlış yerde arıyor olmayalım?
Sayfa 181·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ne yazık ki, Yeniçağ manevi arayışlarının çığ gibi arttığı günümüzde, "kendi kendine tapınma" gittikçe sık rastlanan bir olgu haline geldi. Kendilerine şifa kaynağı addeden "şifacılar" Hintili şişman ai"Avatarların" peşinden koşan garip insancıklar, kişisel özgürlüklerini harcadıklarını farkında bile değiller. Oysa "kul" olmadan özgür olmaz. Kul olmazsa Alemlere rahmet olarak gönderilen son peygamberin çizdiği hak üzerinde Kur'an ve sünnette yürümekle mümkündür.
Sayfa 165·Kitabı okudu
Orta yaş krizi, yıldırım hızıyla ortaya çıkan depresyonlar ve bunların trajik sonuçları olan intihar eğilimi, alkol bağımlılığı, kompülsif cinsellik ve benzeri Yeni Çağgöstermektedi, hep bu çağrıya duyarsız kalma ve dikey gelişim potansiyelini kullanmak yerine yasalar alanda sıkışıp kalmanın neticesidir. İşte Nefs İlminin amacı; insana kim olduğunu, nasıl potansiyel taşıdığını ve bu potansiyeli gerçekleştiremezse nelerin olabileceğini göstermektedir.
Sayfa 152·Kitabı okudu
Yaratıcının temsilcileri, hatta tam yetkili halifeleriyiz. "Eşref-i mahlukat" (yaratılmışların en hayırlısı) olmak ne büyük Şeref... Bir yandan da ne büyük sorumluluk, bu "emaneti" taşımak ve Hz. İnsan olmak.
Sayfa 150·Kitabı okudu
Hayatımın yaklaşık on senesini günde 2 ile 4 saat kadar süren Zen meditasyon uygulamaları ile geçirdim. Ayrıca senede iki üç defa dağların, ormanların ücra köşelerinde inzivaya çekildim. Meditasyona dair bahsetmiş olduğum durum ve hallerin hepsini bizzat yaşadım. Daha sonra bu yöntemi terk ederek tedirici olarak zikir ve Sema uyguladım. Aradaki en önemli fark, tasavvuf çerçevesinde yapılan uygulamaların, bağlı olduğu kişi tarafından bana ders olarak verilmesiydi. Miktarı ve tarzı o belirliyordu. Bu durumu, uçakta gözetim altında, yardımcı pilot olarak uçmaya benzetebiliriz. İkinci önemli fark ise uçuşun ilk başlarda çok "alçaklarda" seyretmesiydi. Günde 4 saat meditasyon yapıp zihnimi parlak bir ayna haline getirmeye çalışırken, artık en fazla yarım saat süren zikir dersleri ile yetiniyordum.
Sayfa 106·Kitabı okudu