Kendine dönük merakı olmayanın içtenliğinden kuşku duyarım. Çünkü içle ilgilenmiyordur. Bana dönük merakı olmayanın sevgisinden kuşku duyarım. Çünkü benimle ilgilenmiyordur.
Günümüzde dışarıdan bakıldığında sıradan yani herkes gibi görünmek; bir yetersizlik, değersizlik, "eziklik" göstergesi sayılır. Oysaki sıradanlık gündelik hayatı herkes gibi yaşıyor olmak değil, otantik benliğin yapılanamamış olmasıdır. Otantik olan birey, yani düşüncede ve davranışta taklit ve sahteliğe düşmeyen, özgün bir iç dünya inşa edebilmiş, kendi varlığını hoşnutlukla kabullenmiş biri sıradan değildir. Bakabilen, görebilen için tek ve eşsizdir. Otantik insanları genellikle sokakta görsek anlamayız; çünkü kendilerini gözümüze sokmadan, gereğinden fazla yer kaplamadan, sebep yokken sahne almadan, yanımızdan usulce geçip giderler.
Kendine acıma da kendini yüceltme de insanı kendinden uzağa düşürür. Bu iki yöne de sapmadan, benlik değerini, benlik saygını, öz güvenini koruyarak yaşamak için güven, sevgi, kabul ve anlaşılma ihtiyaçlarını karşılayan, gerçekçi geri bildirim alabileceğin yakın ilişkilerin olmalı.
Kendini bilmek, sadece kendini tanımak, neyi neden yaptığını bilmek değil; aynı zamanda kendini güçlü ve zayıf yanlarıyla, yetkinlikleri ve yatkınlıklarıyla, başarıları ve başarısızlklarıyla kabul etmek; varlığının içeriği kadar varlığının haddini (sınırlarını, yetki ve değerini) de bilmek ve ona göre davranmaktır. Yani kendini bilmek, hem duygusal, hem düşünsel, hem de davranışsal bileşenleri olan çok katmanlı bir ruhsal kondisyondur.