“…Gerçeği söylemek zordur çünkü sadece bir gerçek vardır ama bu gerçek canlıdır ve bu yüzden neşe dolu, değişken bir yüzü vardır. (“Asla güzel değildir, belki zaman zaman hoş olabilir.”)…”
“…Gr ve N.’ nin gerçekten harika insanlar olduğuna, Dostoyevski’nin basit, aşağılık bir insan olduğuna, onların bu hak etmediği iyi davranışlarının ve kibarlıklarının karşılığını ödemeyi bir tarafa bırakın, yanlarına bile yaklaşamayacağına inanırsınız… Ne yazık ki hikayenin anlamı Dostoyevski’nin ihtişamlı ismi karşısında anlamsız kalmıştır…”
“…Tıpkı bir zamanlar zayıf birer çocuk olan ve bir sesin kendilerini çağırdığını duyarak dehşete kapılan peygamberlerin duyduğu gibi bir korku duyuyorum. Kendilerine gelen sesi duyarlar ve duymak istemezler, ürkerler, gitmek istemezler, ayak sürürler, duydukları korku beyinlerini parçalar geçer, daha önce de sesler duydukları doğrudur ama bu sesin nasıl böyle korkutucu bir tonu olduğunu anlayamazlar- bu kulakları çok zayıf olduğundan mı yoksa ses çok güçlü olduğundan mı?- Çocuk oldukları için sesin onlara üstün geldiğini ve korkularının, sesin içlerine kök salması ve onlara uygun hale gelmesi için önceden gönderilen bir keşif eri olduğunu bilmezler…”