Ah bu erkekler! Hepsinde aynı gurur, aynı kendimi beğeniş. Bizim de bir kalbimiz olduğunu, bizim fe “mutlaka” isteyecek bir şeyimiz olabileceğini, bir türlü akıllarına getirmek istemiyorlar.
–Sen, benim yerimde olsan gider miydin?
–Zannederim ki, giderdim. Yine zannederim ki, senin de şimdi öyle yapman lazım.
İtiraf etmeliyim ki bu sözleri yalnız dudaklarım söylüyordu. Yoksa içimden bu dakikada büsbütün başka türlü konuşurdum. Maamafih bana da hak vermen kazım. “Ben semi bırakıp gideyim mi?” diye sorana başka türlü cevap bulunur mu?