Acaba yanlış mı yapıyorum diye defalarca düşünse de, o kendi olmaktan hiçbir zaman vazgeçmemişti. Artık günü gelmiş ve O, kendisini kendi yapan her şeyiyle beraber kazanmıştı.
Kendisine geç kalmıştı ama görmüştü ki "Gecikmenin hikmetini anlamasada Allah'ın zamanlaması her şeyde mükemmeldir."
Taşamamıştı belki ama bu onun içinde adeta eriyen altının daha güzel şekilde meydana çıkması gibi derin hazinelere sahip olmasını sağlamıştı.
"Ehline denk gelmeyen her şeyin ziyan olması" gibiydi anlaşılamaması. Ehlini bulunca nasılda açtı içinde gülleri, bağı.
Ve zaman. Mesnevi'de uykusunda ağzından içeri yılan giren adamın yılanı kusması için ona eza veren süvari misali bir iyilikti onun yaptığı. Kendi zamanına yenilmişti çünkü. Çünkü "Yiğit düştüğü yerden kalkardı" ve çünkü "Yiğit düştüğü yerden nasıl kalkması gerekiyorsa en güzel şekliyle kalkmıştı."
Biliyordu ki,
"Allah Kuluna Kâfi'dir"