“Ey zevk ve lezzete mübtela insan! Ben yetmişbeş yaşımda binler tecrübelerle ve hüccetlerle ve hâdiselerle aynelyakîn bildim ki:Hakikî zevk ve elemsiz lezzet ve kedersiz sevinç ve hayattaki saadet yalnız imandadır ve iman hakikatleri dairesinde bulunur.”
“İşte bu asırda İslam ve Türk gençleri kahramanane davranıp bu iki cihetten hücum eden bu tehlikeye karşı(namusunu ve iffetini koruma), Risale-i Nur’un Meyve ve Gençlik Rehberi gibi keskin kılıçlarıyla mukâbele etmeleri elzemdir.”
“Zira helâl dairesi geniştir, keyfe kâfi gelir. Harama girmeye hiç lüzum yoktur. Feraiz-i İlahiye ise hafiftir, azdır. Allah’a abd(kul) ve asker olmak öyle lezzetli bir şereftir ki, tarif edilemez…”
“İnsan zarifdir, belaları çok. Fakirdir, ihtiyacı pek ziyade. Acizdir, hayat yükü pek ağır. Eğer Kadir-i Zülcelal’e dayanıp tevekkül etmezse ve itimad edip teslim olmazsa, vicdanı daim azap içinde kalır. Semeresiz meşakkatler ve elemler, teessüfler, onu boğar. Ya sarhoş ve ya canavar eder.”