Betül Güçlü'nün okuduğum ilk kitabıydı. Ve çok severek okuduğum bir kitaptı. Üç kere falan okudum. O kadar güzel bir kitap ki. Ben kitapta kendimi buldum biraz. Belki de bu yüzden bu kadar kalbime işledi. Hastanenin çatısında tanıştığı kızın, renklerini kaybettiğini düşünen Sinan onun renklerini bulmaya karar veriyor. Onunla beraber renklerin başka anlamlarını buluyor. İnsanların kalbine dokunmanın çok kolay olduğunu düşünüyor Sinan. Hiç tanımadığı insanlara bir şeyler hediye ediyor. Rezil olmaktan hiç korkmuyor mesela. Nerde olursa olsun içinden ne geliyorsa onu yapıyor ve bundan hiç utanmıyor. Kitapta sevgisizliğin kalbimizde açabileceği yaralar anlatılıyor. Nasıl hiç bakılmayan, su verilmeyen bir çiçeğin, açmayacağı gibi, sevgisiz kaldığımızda kendimizi hiç yokmuş gibi hissedebiliyoruz. Kitapta da bu konu işlenmiş. Okuduğunuzda çok güzel şeyler hissedeceğiniz bir kitap. Sinan gibi kişiler hep olsun. Betül Güçlü hep yazsın. ️