Ceylan Tursun

Ceylan Tursun
Sonunda bu mavi okyanus göğe karışacak darmadağın..
Açgözlülük sadece profesyoneller tarafından dolandırılacak enayileri ortaya çıkarmaz, aynı zamanda bazı amatörleri de sahtekarlık, dolandırıcılık, suiistimal ve benzeri yolsuzluklara iter.
Sayfa 110
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Say'ın "Her arz kendi talebini yaratır" kanunundan ziyade, Keynes'in " Her talep kendi arzını belirler" yasasını takiben dolandırıcılığın talep tarafından belirlendiği kanaatindeyiz.
Sayfa 108
"Dürüst bir adamı kandıramazsınız" ve dolandırıcılığın kurbanları aslında kendilerini suçlamalıdırlar. Mundus vult decipi -ergo decipitatur: "Dünya aldatılmak istiyor, öyleyse bırakın aldatılsın."
Sayfa 108
Kredileşmiş modern toplum
İki yıl önce iki paralık değerim yoktu ama şimdi iki milyon dolar borcum var.
Sayfa 80
Bir İhtimalin Ardından..
İnsan bazen sadece “sanır.” Henüz ortada net bir şey yokken, birkaç cümleden, birkaç histen, birkaç küçük ilgiden bir anlam çıkarır. Sanmak; bir ihtimali kalbinin içinde büyütmektir. Sessizce “belki” demektir. Birini tanımaya başlarken insan hemen açılmaz. Temkinlidir. Sorular sorar, ölçer, tartar. Çünkü herkes bir yerden sonra kırılmamayı öğrenir. Ama bazen temkinli olmak, karşı tarafın gözünde “zor” ya da “yorucu” olmaya dönüşür. İşte o an insanın içinde ince bir sızı belirir. Aslında acıtan şey çoğu zaman bir kayıp değildir. Çünkü ortada tam anlamıyla kaybedilmiş bir şey yoktur. İnsan, yaşanmamış bir ihtimalin yasını tutar. “Güzel olabilirdi”nin yasını… Hayal kırıklığı çoğu zaman gerçeğin değil, beklentinin yıkılmasıdır. Oysa temkinli olmak korkaklık değildir. Şüphe etmek güvensizlik değildir. Yavaş ilerlemek sevgisizlik değildir. İnsan kendini korumayı öğrenmişse, bu onun zayıflığı değil, olgunluğudur. Hemen bağlanmamak, hemen umutlanmamak; karşı tarafın tutarlılığını görmek istemek… Bunlar eksiklik değil, bilinçtir. Ama hızlı tüketmeye alışmış bir dünyada, yavaş olan hep yanlış anlaşılır. Belki de insanın kendine sorması gereken soru şudur: “Ben onu mu istedim, yoksa onunla olma ihtimalini mi?” Çünkü çoğu zaman özlenen kişi değil, zihinde kurulan ihtimaldir. Yine de sanmak kötü değildir. Umut etmek insana dairdir. Yanılmak da öyle. Önemli olan, bir başkasının kararsızlığı yüzünden kendi değerini sorgulamamaktır. Birine uymamak eksik olmak demek değildir; sadece aynı yolda yürümemek demektir. Ve bazen yarım kalan bir ihtimal, tamamlanmış bir pişmanlıktan daha hafiftir. Ceylan TursunCeylan Tursun