Charmedinkitapligi

Charmedinkitapligi
Ben ateştim, Havybanû bir kelebek. Ateşimin tek kıvılcımıyla kanatlarını yakardım. Bir daha ne o uçabilirdi, ne de ben yangını söndürebilirdim. Ancak benim kollarımın altında, önce umutları sonra hayalleri yanarak tükenirdi. Bu yüzden ona tek bir kıvılcımım dahi sıçramamalıydı. Çünkü onu yakarsam, kendim de onunla birlikte o yangında kalırdım. Ne o bana Leyla olurdu, ne de ben zaten Mecnun'dum.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Haftalar önce İstanbul'daki saçma çekimimiz, bu kanlı topraklarda da devam ediyordu. Dokunsam alev alacak gibiydik ama ben ateşten korkuyordum. Yanarsak, duramazdık ve biz asla yanmamalıydık.
Bir şahinin iki yana açtığı devasa kanatlarının gölgesi üzerime düştü. Beni ne olarak görüyordu?Yutulmak istenen bir av mı? Yuvası olunmak istenen,bir yelkovan kuşu mu?
İnsan ırkı ne garipti? tahlil edemediği anlarda,hayalini bile kendisine yasak ettiği umutlara gebe kalabiliyordu.Oysa ki ben, adına aşk denen illet yüzünden artık bir insan formunda değildim ve kanım düz aktığı müddetçe bir daha aşık olmayacağıma da yeminliydim.Peki yazgı, neden karşı tarafta oku tutacak bir yürek olduğu bile belli olmadan kendi çentiğini ilk benim mayın tarlama atmıştı?
"Eğer kazanırsam sorularıma cevap vereceksin." "Anlaştık." "Eğer ben kazanırsam kıyafetlerini istiyorum." "Beni soymak mı istiyorsun?" "Sevgilim, bu sana yapmak istediklerimin sadece başlangıcı."