Gizem Keçeci Özgür

Yaşam, pek çok defosuna rağmen deneyimlenmesi, sonuna kadar gidilmesi, tüm imkanlarının kullanılması ve her ne kadar ölüme zincirlenmişsek bile, tutunulmaya çalışılması gereken bir şeydi. Biz kendimizi varlıkta bulduk ve ne olacağımızı kendimiz kararlaştırdık. Ve ne olacağımızı da kendimiz kararlaştıracağız. Hayat dediğimiz kendini var etme ve var olmayı açmak gerekirse de; eylemde bulunma ve konuşma sanatıdır. Ve Sartre’ın deyişiyle de: “Hayatta olduğundan emin olmak için konuşmalısın.”
Sayfa 62·Kitabı okudu
Reklam
Aynı şey: öldürmek ve ölmek, aynı şey: İki durumda da insan, aynı derecede yalnız. Şanslı olan, yalnızca bir kez ölecek.
Sayfa 50·Kitabı okudu
İnsan mademki kendi özünü kendisi belirliyor, kendisini yaşam sahnesinde kendisi seçiyor ve kendisini öyle ya da böyle yapıyorsa; bu mutlak anlamda bir sorumluluk demekti. Ve bu sorumluluk, insanın yalnızca kendisine karşı değildi. Zira insan kendisini seçerken, aynı zamanda tüm insanlığı seçiyordu. Burada insan yalnızca kendinden değil, bütün insanlardan sorumluydu demek ki.
Sayfa 43·Kitabı okudu
Varoluş, özden önce gelir. İyi, ama ne demektir bu? Şu demektir: İlkin insan vardır; yani insan önce dünyaya gelir, var olur, ondan sonra tanımlanıp belirlenir, özünü ortaya çıkarır.
Sayfa 42·Kitabı okudu
Bu dünyada insan kendi özünü yaratmalıdır: Kendini dünyaya atarak, orada acı çekerek, orada mücadele ederek yavaş yavaş kendini tanımlar.
Sayfa 38·Kitabı okudu
Reklam