1993'te Mumbai'deki The Times of India gazetesindeki bir makale, 'Baba Pilot' adlı bir 'aziz'in üç gün boyunca bir tanktaki suyun içinde kaldığını iddia ettiğini yazmıştı.
Muhabirler bu 'mucizevî' başarıyı sergilediğini iddia ettiği su tankının tabanını incelemek istediklerinde, o bunu yapmalarına izin vermedi. Çocuk doğuran bir annenin rahminin nasıl incelenebileceğini sorarak itiraz etti. 'Baba' bir şeyler saklıyordu. Bu sadece şöhret olmak için yaptığı bir hileydi. Biraz bile olsa mantıklı düşünebilen günümüzdeki sırada bir insan böyle bir 'mucizeyi' elbette kabul etmez. Bu tür sahte mucizeler ilâhî kaynaklı olmanın ölçüsü ise ustaca yapılmış büyüleri ve illüzyonlarıyla tanınan dünyaca ünlü sihirbaz P.C. Sorcar'ı en büyük din adamı kabul etmemiz gerekir.
"Benlik gelişimi bebeklikte başlar, çocuklukta gelişir, ergenlikte şekillenir ve yaşam boyu devam eder. Benlik sadece sahip olunan özelliklerin fark edilmesi değil, aynı zamanda bu özelliklere kıymet ve değer atfedilmesidir. İşte tam burada aile bunun en önemli belirleyicilerinden birini oluşturur. Bebeklikte başlayan güven ve sevgi iletşimi, ergenlikte samimiyet, içtenlik, açıklık ve denge ile birleştiğinde olumlu bir benlik gelişiminin en önemli zemini olur. Bu aynı zamanda şu anlama da gelir; aile benliğin oluşumuna katkı sunmakla kalmaz onu olumsuz dış etkenlerden koruyabilir, yaşanan kırılmalarda onarabilir ve yaşam boyu güçlü bir benliğin destekçisi olabilir."
"Sosyal psikolog Philip Zimbardo, dijitalleşmenin özellikle erkeklik rolleri üzerinde olumsuz etkilerinin daha fazla olduğuna dikkat çekmektedir. Erkeklerde bağımlılıkların artışı, dikkat eksikliği gibi fazla uyarana muhatap olmaktan kaynaklı yeni hastalıklar, okul, çalışma ve aile hayatında başarısızlıklar, dijitalleşme ile daha çok dikkat çeker hale gelmiştir."