Kişi neye talip olduğunu iyi bilecek. Yazar olmanın mı yoksa yazmanın mı peşindedir? Yazar olmak için yırtınırsın çok debelenirsin fakat eline pek bir şey geçmez. Ama yazmanın peşindeysen o zaman yaza yaza yazar da olursun, okurların da olur.
"farklı şeyler de okuyalım" diyen okurlara müjde. Bambaşka bir kurgu ve en güzel hikayeleriyle yine Güray Süngü ile karşınızdayım.
Gereksizyazar tarafından inşa edilen bir hayat. Her şeye karşı kendini iğreti bulan M. Yaşadığı hayatı, seçimlerini kendinin hür iradesi sanarken bir başkası tarafından yazılmış olduğunu fark eden kişi...
2010 yılında almış olduğu 'Oğuz Atay Roman Ödülü' nü sonuna kadar hak ettiğini düşünüyorum. Bütün Güray Süngü kitaplarının sonunda dahs önce okumuş olduğum bir söz aklıma geliyor; " Güray Süngü'nün en büyük talihsizliği, Güray Süngü okuyamamak." Buna her daim katılıyorum ve bir kez bile yanıldığımı düşünmüyorum.
Güray Süngü kendi başına bambaşka bir dil çıkarttı bence ve hiç kimse bu dile sade veya ağdalı diyemez. Nitekim görüyorum ki yazar olan okurlarının üzerinde de bu diliyle çok büyük etki sağlamıştır. Ben bu dili 'şiirsel hayal ürünü dili' olarak nitelendiriyorum.
İnanıyorum ki Güray Süngü de bu ülkede çok zaman geçmeden sesini duyuracak. Buna çok az kaldığına inanıyorum. Çünkü ben bu kadarını yeterli bulamıyorum böylesi muazzam bir yazar için.
Yine onu çok tebrik ediyorum ve başarılarının çok kat fazlasını bulmasını yürekten temenni ediyorum.