Tam bi psikoloji tezi gibi kitap. Ben maalesef kitap okurken her karaktere eşit miktarda mesafe koyamıyorum. Baş kahramanımızdan çok ben başka bi karakteri merak ettim ve sevdim. O kişi de Ferhunde oldu. Yaşadığı ihanetlerden dolayı aşka küsmesi beni çok etkiledi hüzünlendirdi. Yaşadığı aldatılma da iki kat daha fazla üzüleceği bi aldatılma üstelik. Arkadaşı ve sevgilisi. İhanetten sonra arkadaşından bi özür bile alamamış biri üstelik. Ferhundeye gidip sarılmama sebep oldu. Kitapta bi süre sonra ondan haber alamıyoruz ama benim kafamda güzel bi hayat yaşayıp ölmüş biri olarak bitti. Sacide’nin psikolojisi üzerine tezler yazılır. Çok yabancı olduğumuz bi konu değil aslında ne yazık ki. Ekonomik ve ‘ahlaki’ değerler sebebiyle ülkeden gitmiş birisi. Keşke oradaki hayatıyla ayrı bi kitap yazılsaydı. Neler değişti çok merak ediyorum. Erkekler üzerinde gösterdiği duygusal tepkiler neredeyse aynı. Neredeyse diyorum çünkü nüansla erkeklerin maddi ve statüsünden dolayı onlara biraz daha ‘dayanıyor’ bence. Ama bunlara rağmen bile birisinde takılı kalamıyor belki de kalmak istemiyor. Bu tabi ki bi problem değil ama Sacide bunu biraz sağlıklı bi şekilde yapmadığı için eleştirdiğim kısım bu. Leyla baş karakterimiz ama yan karakterler de sanki baş karakter gibi. Bunu yaparken Leyla’dan ödün de vermemesi gelen mektupların ona geldiğini bizim hep hatırlamamız, bunu çok iyi bi şekilde yapmış gibi geliyo bana. Kitapta çok merak uyandırıcı ve bunu bizim hayal gücümüze bırakılan nokta var bence. Zeki diye bi karakterimiz var ama ondan fazlasıyla bahsedilmiyor. Reha da aynı şekilde. Ahmet’in başta Leylasız yapamam durumuna inandırıp sonra aslında öyle biri olmamasını duygusal manipülasyonu kullanan biri olduğunu gösteriyor. Leyla’nın aldatıldığını öğrendiğini Ahmet’e söylediğinde ağlayıp