"Erken bir Noel hediyesi; sana, Harry" dedi.
"Bu ne ki böyle?"
"Bu, Harry, bizim başarımızın sırrı" dedi George, parşömeni sevgiyle okşayarak.
"Onu sana vermek içimizi yakıyor" dedi Fred. "Ama dün gece, senin ihtiyacının bizimkinden daha fazla olduğuna karar verdik."
"Neyse, zaten ezbere biliyoruz" dedi George. "Onu sana miras bırakıyoruz. Artık pek ihtiyacımız yok."
"Peki benim eski bir parşömen parçasına niye ihtiyacım olsun?" dedi Harry.
"Eski bir parşömen parçası ha!" dedi Fred. Sanki Harry ona hakaret etmiş gibi, dişlerini sıkarak gözlerini kapatmıştı. "Açıkla, George."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Harry" dedi ciddi bir sesle, usul usul, "bir yerde büyük, siyah bir köpek görmedin, değil mi?"
"Gördüm," dedi Harry. "Dursley'lerden ayrıldığım gece gördüm."
"Büyük ihtimalle bir sokak köpeğidir" dedi Hermione sakin sakin.
"Hermione, Harry bir Ecel gördüyse, bu - bu çok fena" dedi. "Amcam - Bilius Amca bir tane görmüştü - yirmi dört saat sonra öldü!" “Tesadüf" dedi Hermione ciddiye almadan.
"Sen ne dediğini bilmiyorsun!" dedi Ron, kızmaya başlayarak. "Ecel'ler çoğu büyücünün ödünü koparır!"
"E ondan öyleyse" dedi Hermione üstünlük taslayan bir sesle. "Ecel'i görüp korkudan ölüyorlar demek."
"Neniz var bugün sizin?" dedi Profesör McGonagall,
"Gerçi benim için fark etmez, ama ilk defa bir dönüşümüm sınıftan alkış almıyor."
"Profesör, az önce ilk Kehanet dersimize girdik, çay yapraklarını okuyorduk ve -"
"Haa, tabii" dedi Profesör McGonagall, birden kaşlarını çatarak. "Başka bir şey söylemene gerek yok, Miss Granger. Söyleyin bakalım, bu yıl hanginiz ölüyor?"
"Ben" dedi Harry en sonunda.
"Bana sağlığın gayet yerindeymiş gibi görünüyor, Potter" dedi. "Bu yüzden bugün seni ödevden muaf tutmazsam kusura bakmazsın herhalde. Seni temin ediyorum ki, ölürsen ödevini teslim etmek zorunda değilsin."