Mutluluk eylemdir.
Mutluluk bir etkinliktir.
Kendiliğinden oluşan,gelen,giden, doğan,batan,sonra yeniden doğan bir süreç değildir.
Hayatında sevgiyi var edebilen insan,mutlu insandır.
Mutluluk, ancak sevgiyle mümkündür.
Sevgi de emekle, bilgiyle ve öğrenmekle ilgilidir.
Birinin sizi seviyor olmasından dolayı kendinizi daha değerli, daha güçlü ve daha mutlu hissedeceğinize zihninizi ikna etmeyi başardıysanız, o halde konuya bir de şu açıdan bakın. Aynı şekilde azılı bir suçlu sizi seviyor olsaydı da kendinizi değerli, mutlu ve güçlü hisseder miydiniz? Etmezdiniz. Neden? Çünkü azılı bir suçlunun sevgi onayı kriterlerinizin ya da şablonunuzun dışında. Siz aslında kendinize bir değer biçtiniz ve bu değeri onaylaması içinde birini görevlendirdiniz kendinizce. Ancak o seçtiğiniz kişinin onayını aldığınızda kendinize biçtiğiniz değeri kendinize de kabul ettirebileceksiniz.
...Kendinize biçtiğiniz değeri kendinize kabul ettirebilmek için meseleye bir kayyum atıyorsunuz adeta.
...Kendi mutluluğunuz, değeriniz, gücünüz, yeterliliğiniz ve motivasyonunuz başkasının iki dudağının arasından çıkacak ya da çıkmayacak olan sözlerin yaratacağı kadere terk edilmiş olamaz ama değil mi, olmamalı ya da?
Başkalarının iltifatları başınızı döndürüyorsa, aldığınız onaylayıcı ve destekleyici motivasyonlarla kendi değerinize ve gücünüze ikna oluyorsanız, doğal olarak başkalarının eleştirileri bütün dengelerinizi alt üst ediyordur.
Sizi ilgilendiren hiçbir konuda dış faktörlere ya da kaynaklara bağlı kalmamaya özen gösterin. Bunu bilinçli şekilde ele alıp üzerinde durum. Zaman içinde iyileşeceğini umduğunuz bir rahatsızlıkmış gibi bakmayın meseleye. Üstüne düşün, önemseyin, çekiştirin.
Ne kadar dışa bağımlısınız?
Dışarının onayına neden ihtiyaç duyuyorsunuz?
Kendinize hangi alanda neden onaylamıyorsunuz ki bunu sizin adınıza başkaları yapsın istiyorsunuz?
Özgürlük, sevgiyi kendinde tam ve bütün olarak başkasına ihtiyaç duymadan yaşayabiliyor olmaktır. Kendine emek ve zaman veren, yalnızlığının içinde de kuvvetli bir sevgi ve tatmin bulabilen insan, birini severken de onun sevgisine sahip olmayı, satın almayı, üstlenmeyi ve bu yolda karşılıklı bir bağlılık anlaşması yapmayı düşünmez bile. Buna ihtiyacı yoktur çünkü. Sadece sever. Sevmeyi öğrenmek için emek verir, zaman ayırır. Kaybetmekten korkmaz. Çünkü sevgi nesnesine bağımlı değildir özgürce seven kişi. Sevgi nesnesi bir gün bir sebepten dolayı hayatında olmadığında boşluğa düşmez, bu boşluğu ne ile dolduracağını kaygısı içinde debelenmez. Sevmeye devam eder. Çünkü o bir bağımlı değildir. Yoksunluk duymaz. Sevgi nesnesi ile karşılıklı birbirlerini sevme anlaşması da yapmadığı için ihanete uğramış, aldatılmış hissetmez.
Özgürce seven,sadece sever. Bağımlılık ve kaybetme korkusuyla ilişki kuranlarsa "Beni seversen seni severim, bana sadık olursan sana sadık olurum,beni mutlu edersen seni mutlu ederim... " şartıyla bir esaret ve bağımlılık anlaşması yaparlar. Sevilmemek korkusuyla sevmeye gayret etmek, kaybetme korkusuyla suistimale göz yummak, sevgiyi deneyimlemek, sevgiyi yaşamak değildir.