Aynı saatte gelmen daha iyi olurdu, dedi tilki. Örneğin öğleden sonra dörtte geleceğini bilirsem, saat üçten itibaren içim mutlulukla dolmaya başlar. Vakit yaklaştıkça mutluluğum da giderek artar. Saat dört olduğunda içimi bir telaş ve heyecan kaplar: mutluluğun bedelini anlamaya başlarım! Oysa herhangi bir saatte gelirsen yüreğimi bu mutluluğa ne zaman hazırlamam gerektiğini bilemem. Alışkanlık yaratmak gerekir...
Eğer insan, milyonlarca, milyarlarca yıldız arasından yalnız birinde tek bir örneği olan bir çiçeği severse, sırf yıldızlara bakmak bile ona mutlu hissettirir kendini. Şöyle düşünür: "Çiçeğim oralarda bir yerlerde..." Oysa koyun çiçeği yedi mi bir anda bütün yıldızlar sönüp gider! Bu da önemli değil, öyle mi?