Eh bunların hiçbirine ulaşmadan ve raftan kitap alıyorsun. İçini kurcaladığında daha iyi ve kötü kitabı tanımıyorsan bunun için yapılacak bir şey yok. Zamanla öğreneceksin ama basit kriterler olarak fazla janjanlı, resimleri ön plana çıkarılmış, Yazı puntosu büyük eserler genellikle piyasa kitaplarıdır. Kapak görselinde büyük ve rengarenk resimler olan YouTube videoları gibi genellikle boş içerikler barındırırlar.
Beğenmediğim bir kitabı bitireyim mi? Ben genellikle bu durumda eserleri yarım bırakmam. Hiç olmazsa çok hızlı bir tarama okuması ile önemli bir yer var mı diye bakarım. Elbette bu benim mizacımdan da kaynaklanıyor olabilir.
Bunun dışında aynı kitabın farklı yerlerde baskısının olması gibi durumlarda yayınevi hayli önem kazanır. Zira bu işleri iyi yapan yayınevleri vardır. İyi okuyucular kim yayınevlerini takip ederler. Benim takip ettiğim 5-6 civarında yayınevi var. Bu yayınevleri ilgimi çeken konularda bilmediğim bir eser basarlarsa içini kurcalamak üzere not alırım. Zira "O yayımevi bastıysa muhtemelen iyidir." algısını bana vermişlerdir. Sonuçta kitap sınırsız bir derya ve her kitaptan daha haberdar olabilmek bir şahıs için söz konusu değildir.
Ama böylesine denk gelmek her zaman kolay değildir. Çoğu zaman konu odaklı kitap almak zorunda kalırız. Özellikle tarih, sosyal bilimler gibi sahalarda bu büyük oranda geçerlidir. Bu alanlarda ikincil eserler önem taşır. Bu eserlerden (sosyolojiye giriş, dinler tarihi gibi) genellikle sahaya dair itibar gören kitapları öğrenebilirsiniz. Bu yüzden bir sahayı çalışmadan önce herhangi bir giriş eseri okumak literatürü bir nebze olsun anlamak için oldukça faydalı olacaktır.