Biliyor musunuz? İnançlar da böyle ortaya çıktı zaten. İnançlar korkuları doğurur. Korkular ise insanı sığınmaya muhtaç eder ve bu yüzden biz, her fırsatta Tanrı'ya sığınırız. Tanrı inandıklarımızın bütünü, korkularımızın sığınağıdır çünkü. Tanrı kalbimizdedir ve her kalbin Tanrı'sı başkadır. Kimisi daha zalim, kimisi daha yargılayıcı ya da şefkatli... iyi ya da kötü biri olman hiç fark etmez, herkes günün sonunda kendiyle yalnız korktuklarına kalır; Tanrı' sına. Zira korkularımız, bizim Tanrı'mızdır.
Hangi şehirde, hangi hayatta yaşarsak yaşayalım içimizde hep, sadece kendimizin girip dolaşabileceği, herkese yabancı bir şehir taşıyacaktık. Ne zaman ki o şehrin pusulasını birisine vermek çok isteyecektik, işte o zaman ona aşk diyecektik.