Acı ve rahatsızlığın her zaman, çevreme zahmet veya rahatsızlık vermek demek olduğunu düşündüm. Kendi acımı sansürlerdim. Rahatsız hissetmeme rağmen başkalarına nasıl göründüğümü daha çok önemserdim. Aslında katlanabilir bir şey hakkında yakınıyormuşum gibi görünmekten nefret ederdim. Acımdan utanıyordum. İlacımın yan etkisi olduğunu kabullenmem de bu yüzden uzun sürdü.
Kendimin hep mutsuz olduğunu düşünürüm ve bunun bir çeşit kendime acıma olduğunu biliyorum, ancak bugün kendimi telkin etmek istiyorum. Daima kendi eleştirilerimin hedefi oldum, canım yansa bile yardımı söylemem, acılı ve bedenen bana farklı yollardan bağırmadığı sürece bir şeylerin ters gittiğini kabul etmem ve canımın yanmasının sebebinin zaten kendim olduğunu düşünürüm. Başkalarıyla zorla yakınlaştığımda bile bunu kalbimin deşilmesi için bilerek yaparım. Bu da başkalarının canını yaktıkça kendi yaralarımın büyüdüğü anlamına geliyor. Ama dünyamda bir orta yol yaratmaya çalışıyorum ve yan etkilerin bazılarının davranışlarımda kendini gösterdiğini fark ediyorum
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Söylemeyi belki de en çok sevdiğim şey, insanların üçboyutlu olduğu. Fakat kötü bir anımda aklıma gelecek en son şey de bu olabilir. Herkesin birden fazla yönü var ve mutluluk ile mutsuzluk aynı anda var olabiliyor, her şey göreceli. Dürüst olmak gerekirse, benden başka kimse bana tepeden bakmıyordu.
Ta derinlerime bakmak hep zor geliyor. Özellikle de negatif duyguların tam ortasındayken. Nasıl tarif etsem? Her şeyin yolunda olduğunu biliyorum ama gerçekten de yolunda olduğunu devamlı kontrol etmekten de kendimi alamıyorum ve bu süreçte kendimi mahvediyorum gibi. Bugün de öyleydi. Devamlı sızlanasım geldi. Birine sırtımı dayayıp üzgün olasım geldi. Bana göre üzüntü en rahat, en tanıdık ve elimin hemen altındaki duygu. Günlük hayatımla bütünleşmiş bir alışkanlık. Zamanla işler düzelecek ya da düzelmeyecek, her şey dinamiktir, bu da hayatta hem sevinçten havalara uçacağım hem de kötü hissedeceğim anların olacağı, bunların adeta bir gelgiti andıracağı anlamına geliyor. Bugün üzgünsem yarın mutlu olacağım ve bugün mutluysam yarın üzgün olacağım, bunda bir sorun yok. Kendimi sevmeye devam ettiğim sürece sorun yok. Ben bu dünyada tümüyle eşsiz biriyim. Hayatımın sonuna kendine bakması gereken biriyim ve bu sebeple
ileriye doğru atacağı her adımda ona yardım etmeliyim, şefkatle ve sabırla; bazı günler dinlenmesine izin vermeli, bazı günlerde onu cesaretlendirmeliyim; bu tuhaf varlığın, yani kendiminin derinliklerine indikçe mutluluğa giden bir o kadar yol bulacağıma inanıyorum.