ozlem

ozlem
@ClarisseMcClellan
️️Benim Spotify profilim şurada: open.spotify.com/user/31wpznpn6m...

ozlem

, bir kitap okudu
Puan vermedi·80 syf.·
21 günde okudu
·
2025 8. kitabı
Arthur Schopenhauer
6.6/10 · 16,8bin okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.

ozlem

, bir kitap okudu
9/10
·160 syf.·
26 günde okudu
·
2025 7. kitabı
Julian Barnes
7.6/10 · 3.558 okunma
Belleğe zamanla bir şey, başka bir şey oluyor. Yıllar boyunca aynı ilmeklerle, aynı gerçeklerle ve aynı duygularla hayatta kalıyorsunuz. Üzerinde Adrian ya da Veronica yazan bir düğmeye basıyorum, teyp dönüyor, makaradan her zamanki şeyler dökülüyor. Olaylar duyguları yeniden doğruluyor-kırgınlık, bir adaletsizlik duygusu, gönül rahatlığı- ve tam tersi durumlar. Başka bir şeye ulaşmanın olanağı varmış gibi gözükmüyor, dava kapanıyor. Sonunda çelişkili olduğu ortaya çıksa da işte bu nedenle doğrulama bulmanın ardına düşüyorsunuz. Ama ya eğer, geç bir aşamada olsa bile, o uzun zaman öncesinin olaylarına ve insanlarına ilişkin duygularınız değişirse ne olacak ?
Yirmisinde iken hedefleriniz ve amaçlarınız konusunda kafanız karışık ve kesinlikten yoksun olsanız da yaşamın kendisinin ne olduğu konusunda, yaşamda ne olduğunuz ve ne olabileceğiniz konusunda güçlü bir duyguya sahipsinizdir. Daha sonraları…daha fazla belirsizlik, daha fazla görüş değiştirme, daha fazla sahte anılar olur. O zamanlar kısa yaşamınızı bütünlüğü içinde anımsayabilirsiniz. Daha sonraları, bellek, parça parça bir şey olur çıkar. Bu tıpkı biraz, uçakların bir kaza sırasında olan bitenleri kaydetmek için taşıdıkları şu kara kutular gibidir. Eğer hiçbir şey olmazsa, teyp kendini siler. Bu yüzden eğer gerçekten kaza yaparsanız, bunu niçin yapmış olduğunuz bellidir; eğer yapmazsanız yolculuğunuzun seyir defteri çok daha belirsizdir. Ya da başka bir şekilde ifade etmek gerekirse. Birisi bir zamanlar tarihte en sevdiği zamanların her şeyin çöktüğü zamanlar olduğunu söylemişti çünkü bu, bir şeylerin doğmakta olduğu anlamına geliyordu. Bunu bireysel yaşamlarımıza uygularsak bir anlam ifade ediyor mu? Yeni bir şey doğarken ölmek, bu yeni bir şey kendi benliğiimiz olsa bile mi? Çünkü siyasal ve tarihsel değişiklikler eninde sonunda nasıl hayal kırıklığına uğratıyorsa, yetişkinlik de hayal kırıklığına uğratıyor. Hayat da öyle. Kimi zamanlar hayatın amacının, bizi güçten düşürerek, ne denli uzun sürerse sürsün yaşanmaya değecek bir şey olmadığını kanıtlayarak, sonun kaybıyla uzlaştırmak olduğunu düşünüyorum.
Bir ilişki üzerine bahis oynuyorsunuz, bahis başarısızlıkla sonuçlanıyor, bir başka ilişkiye geçiyorsunuz, o da başarısızlığa uğruyor: belki de kaybettiğiniz şey iki basit eksi değil de ortaya koyduğunuz şeyin çarpımı. Zaten, insanda böyle bir duygu uyanıyor. Hayat sadece toplama ve çıkarma değil. Aynı zamanda kaybın, başarısızlığın birikimi, çarpımı.