Sevinçlerimi çocukluğumun yastık altlarına gömdüm ben.
Bir kaç beden büyük pantolon,
Kara lastik ayakkabılar,
Ve yaz kış giyilecek bir kazak..
Kendine has kokusuyla mutlaka yastık altında bekletirilirdi bayram namazına..
Bir paket tekel sigara ve şeker komasına girilen o haller.
Ötelerdeki evden bir şeker almanın sevabıyla çamurla girilen o kavgalar.
Bereketi kaçmasın diye sayılmadan renkli poşetlere doldurulan o şekerlerin anne sandığı kokusuna emanetler.
Bitmesin diye tüketim izninin anneden geçtiği o yıllar.
Asıl mutluluğun çocukluğumun yastığında gömülü kaldığı o yıllar..