"Hayal" kelimesi, Arapçada "gölge, karanlık silüet ve suya yansıyan suret" anlamına gelen (h-y-l) kökünden gelir. Bir şeyin hayalini kurmak, zihinde rengârenk ve capcanlı bir film oynatmak değildir. Etimolojik olarak; henüz gerçeğe dönüşmemiş, bedene kavuşmamış o cılız arzunun zihnimizin duvarlarına vuran "gölgesini" izlemektir. Hayal, gerçeğin henüz ete kemiğe bürünmemiş, suya düşmüş o titrek ve tutulamaz yansımasıdır.