Yoksa bizler adeta parıldayan havayla örülmüş gibi, ilelebet ışıkla yıkanan şeffaf duvarlarımızın arasında her zaman herkesin görebileceği bir şekilde yaşarız.
O zamanki devlet otoritesi, her ne kadar henüz başlangıç aşamasında olsa dahi, nasıl olmuş da insanların bizim tabletimize benzer bir şeyden yoksun, zorunlu yürüyüşler olmaksızın, kesin belirlenmiş yemek zamanları olmadan ve akıllarına estiği zaman uyuyup uyanarak yaşamalarına nasıl izin vermiş ?