Gülderen tekin

Gülderen tekin
@Cornflover
Umudum var benim
Bazı insanlar var hiç yormayan,"kahve yerine çay alıyorsun olsun bugünde çay içelim" diyor. Yolu kaciriyorsun," yarım saat geç gideriz ne olacak" diyor. İstemiyerek de olsa ufak bir hata yapıyorsun," her hata bir ders niteliğindedir" diyor. Gideceğimiz yolu kaçırdım diyorsun," e ne olsun farklı manzaralar gördük"diyor. Böyle insanlara olgun mu ,yapıcı mi ,düzgün insan mı denir bilmiyorum. Fakat bildiğim şey;efendilik,nezaket ,bambaşka bir şey .
Reklam
Mükemmel bir insan değilim ama yol ortasinda gözyaşım akmasın diye gökyüzüne bakmak zorunda kalacak hale getirilmeyi haketmedim.
Her şeyin yerli yerinde olduğu dünya güven verir . Ama hiçbir şey üretmez .
Hindistan'da tanrılar artık kendi inananlarınca dışsal birer varlık olarak görünmüyorlardi;bunun yerine insanlar gerçeği içsel olarak kavramanın pesindeydiler. Tanrıların Hindistan'da artık fazlaca bir önemi yoktu. Bu yüzden onlar ,kendilerinden daha yüksek bir konuma sahip olduğuna inanılan din vaizi karşısında ikinci plana düştüler. Bu, insana verilen değerin ve yazgı üzerinde söz sahibi olma arzusunun çok güçlü ifadesiydi; Hindistan alt kıtasının en güçlü dinsel anlayışı bu olmuştur. Yeni dinler , Hinduizm ve Budizm,tanrıları reddetmedikleri gibi insanların onlara tapmalarini da yasaklamamislardir. Bunun yerine Hindu ve budistler tanrıları aşmanın ,onlarında ötesine geçmenin yollarını aramislardir.
Sayfa 62·Kitabı okudu
İktidar ,krallar ve din adamlarından ,tapınak ve saraylardan pazar yerine kaymaktaydi. Yeni zenginlik entelektüel ve kültürel gelişmenin yanı sıra bireysel bilincin gelişmesine de yol açtı. Değişme hızının kentlerde artması ve insanların kendi eylemlerinin gelecek kuşakların kaderini etkileyeceğini fark etmelerine paralel olarak eşitsizlik ve sömürü daha da belirginleşti. Her bölge bu sorunlar ve kaygılarla baş etmek için kendi farklı ideolojisini gerçekleştirdi : Çin'de Taoculuk ve Konfüçyüscülük, Hindistan'da Hinduizm ve Budizm , Avrupa'da felsefi akılcılık. Orta Doğu tek tip bir çözüm uretmediyse de İran ve İsrail'de sırasıyla Zerdüşt ve İbrani peygamberler tek tanriciligin değişik versiyonlarını geliştirdiler. İlginç görünmekle birlikte ,dönemin diğer büyük dinsel inanışları gibi "Tanrı" düşüncesi de saldırgan bir kapitalist ruhun başat olduğu pazar ekonomisi içinde gelişti.
Sayfa 60·Kitabı okudu
Reklam