İnsanlar genel olarak elleriyle değil,gözleriyle yargıda bulunurlar; çünkü herkes görür,ama çok az kişi duyumsar. Ne gibi göründüğünü herkes görür ,ama ne olduğunu çok az kişi duyumsar.
Ve insanlar, kendini sevdiren birini mağdur etmeyi ,korku uyandıran birisine oranla daha az önemserler; çünkü sevgiyi hatır bağı ayakta tutar; insanlar kötü oldukları için,kişisel çıkarlarının söz konusu olduğu her fırsatta ,bu bağ kopar; oysa korku,insanı hiç terk etmeyen bir ceza korkusuna dayanır.
Birçok kişi , kendi adına,gerçekte hiç görülmemiş ve hiç bilinmeyen cumhuriyetler ve prenslikler hayal etmiştir; kişinin nasıl yaşadığı ile nasıl yaşadığı gerektigi arasında öyle büyük bir uçurum vardır ki ,yapılması gereken uğruna yapılanı terk eden kişi,çok geçmeden korunmasını değil, yıkımını öğrenmiş olur; çünkü her zaman iyi bir insan olmak isteyen kişi,iyi olmayan onca insan arasında kesinlikle yıkıma uğrayacaktır.