İnsan, diyordu boşlukta savrulan zihninin ağına takılan sözcükleri,
bazen kendisinin öyle farkına varıyor ki geriye yalnızca bir memnuniyetsizlik kalıyor.
Geriye yalnızca “şöyle bir insan olmak istediğim” kaldı,
isteyen birinden başka biri olamadım. Tozlu bir kitabın sıkıcı harfleri arasında “istemek, yoksun olmaktır.” sözlerini geç kalınmış bir
korkuyla fark ettiğimde sahiden de bir geç kalmışlık kalmıştı geriye. Hep bir geriye kalmışlık…