Özgürlük toplumdan kendini soyutlayarak yaşamak anlamına gelmez. Özgürlüğün esas anlamı, soyutlanmışlıkla yüzleşmek, bilinçli olarak davranış yönüne karar vermek ve bunu etraftakilerle olan ilişkilerde taşınan sorumluluğu elden bırakmadan yapmaktır.
Geleneklere saplanıp kalmak, geçmişte işe yaramış bir şeyi bir kenara koymakla her şeyi birden kaybedeceğimize inanmak, özgürlüğe dair bir işaret taşımadığı gibi özgürlük anlayışının da serpilmesini engeller.
F.Scott Fitzgerald'ın kitaplarına konu ettiği "bütün o hüzün dolu genç adamlar", bir kızı öptüklerinde büyük doyuma ulaştılar: fakat artık bir kızı öpmek rutine kaçtığından ve kimse için ayrı bir önem arz etmediğinden, günümüz genç adamları doyumu kendilerinde aradılar ve orada olmadığını gördüler.