Sakin, çok sakin, şehirde bu gece, gece yarısının tik takları, iyi olan her şey dayak yemiş bir köpek gibi sessizce sıvışırken ve kapkara gölgeler ölülerle canlıyken, kırık dökük bir ingilizceyle yazılmış çarpık şiirler, et kan ve boş bakan yüzler…
Öylesine gri ve yitirmiş ümidini, çelik gibi güçlü ama içeriden çöküp gitmiş, kahkahalarla gülüyor karga bir sokak lambasının altında, yaşamış, ölmüş ve hala yaşayan birinin vudu gülüşüyle…
Karanlıkta şekilsiz olabildiği, yüzünü sevincin renklerine boyayabildiği evinin yolunu tutuyor…
Bu gece, cehennem bir melek gönderiyor elinde hediyelerle…