“Bizler, başkalarının duası yarım kalmış çocuklarıyız.”
Yani biz, tam olarak istenmeden, tam olarak sevilmeden, tam olarak yön bulamadan doğmuş nesilleriz.
Birilerinin Tanrı’ya ettiği dua — bir umut, bir dilek — yarıda kesilmiş.
Belki o dua, “mutlu bir aile” içindi.
Belki “iyi bir hayat” içindi.
Ama tamamlanmamış; çünkü dua edenin inancı, sabrı ya da sevgisi yarım kalmış.
Ve biz, işte o yarım kalmış niyetlerin, eksik duaların, bozulmuş planların çocuklarıyız.