Çok kritik zamanlarda uygun sözleri söyleyememek gibi bir sorunum vardı. Yaşadığım yer değişse de, konuştuğum dil değişse de, bu temel sorunum pek de kolay çözüme ulaşmıyordu.
Ve artık o yaşamıyor, muhtemelen onu sonsuza değin anlayamayacağım, öylece bitecek her şey. Derin bir denizin dibine batmış ağır bir sandık gibi. Bu aklıma geldikçe yüreğim sıkışıyor.
İnsan o kadar kesin, nokta atışı yaparcasına hareket etmiyor. İlişkiler, özellikle de kadın erkek ilişkileri, nasıl desem ki, başlı başına bir mesele. Daha anlaşılmaz, daha bencilce, daha üzücü.