Batuhan

Batuhan
@Cruious
Ben, ben denen yaratık için bir geçiş yolundan öte bir şey değilim.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Dinle, Zemberekkuşu, herhangi bir kimseden, bana sözünü ettiğin numaraları yapabilmesini nasıl bekleyebilirsin ki; yani, "Hadi, şimdi yeni bir dünya kuruyorum" veya "Hadi, şimdi yeni bir ben kuruyorum," diyecek, her şey de isteği doğrultusunda gerçekleşecek. İşte benim düşündüğüm şu: kendi kendine, "Süper! Başardım, başka biri oldum işte" desen bile, eski ben'in hep oradadır, yüzeyin altında ve bir şey olur olmaz, hemen başını çıkaracak, "Selam, işte buradayım!" diyecektir. Galiba sen bunu anlamamışsın. Sen başka bir yerde yaratılmışsın. Hatta denebilir ki, senin kendini değiştirme niyetin bile başka bir yerde yaratılmış. Bunu ben bile biliyorum, Zemberekkuşu. Nasıl olur da senin gibi bir yetişkin anlamaz?
İnsanlar eğer sonsuza dek yaşasalardı, hiç ölmeselerdi, hep bu dünyada sağlıklı ve yaşlanmadan kalabilselerdi, sence gene de, düşünmek için kafa patlatırlar mıydı, şimdi bizim yaptığımız gibi? Biz, görüyorsun ya, her şey üzerinde düşünüyoruz az çok: felsefeydi, ruhbilimdi, mantıktı. Dindi, edebiyattı. Ölüm olmasaydı eğer, acaba bu düşünceler, bu karmaşık kavramlar bu dünyada var olurlar mıydı? Merak ediyorum...
Her şey, aynı zamanda hem çok karmaşık hem çok basittir. Bu, şu dünyayı yöneten temel bir kuraldır. Hiç unutulmamalıdır. Karmaşık görünen –ve kuşkusuz gerçekten öyle olan– şeyler, yönlendirilme açısından çok basittirler. Neyi arıyoruz biz? İşte tek soru budur. Yönlendirme, bir bakıma arzunun köküdür. Önemli olan, bu kökü bulmaktır. Gerçeğin karmaşık yüzeyini kazmak gerekir. Sonsuza dek kazmak. O kökün ucuna gelinceye kadar kazmalı ve kazmalısınız. Ve eğer böyle yaparsanız, her şey sonunda aydınlanacaktır.
Hepinizin de bildiği gibi, diye sakin ve tane tane sürdürdü sözlerini adam, yaşantımız boyunca her türlü acıyı duyarız. Beden acıları ve yürek acıları. Ömrüm boyu acıyı çeşitli biçimleriyle tanıdım, sanırım sizler de öyle. Ama çoğu durumda, bu acının gerçeğini başka birine sözcüklerle anlatmak oldukça zordur. İnsanlar çoğunlukla, acılarını ancak kendilerinin anlayabildiğini söylerler. Ama bu doğru mudur? Hiç sanmam. Örneğin, gerçekten acı çeken birinin önünde bazen insan onun acısını kendi de duyuyormuş gibi olur. Bu, karşısındakiyle eşduyuma gelme, yani empati yeteneğidir. Beni anlıyor musunuz?