Hepinize selamlar, uzun bir aradan beri doğru dürüst kitap okuyamıyordum. Bu kitaba başlayınca bir de baktım ki seni içine çekiyor. Merak ögesini öne çıkarıyor.
Kitabımız Natsukinin dedesinin ölümünden sonra kitaplarla kendini baş başa bırakmasıyla başlar.
Tekir adlı bir kedi dünyada kitapları özgür bırakmayan insanlar bulunduğundan genç lise öğrenci Natsukiden yardım ister.
Natsuki ise kitaplarla yaşayan biridir bu yardım fırsatını değerlendirmek ister. İkili kitapları kurtarmak adına türlü türlü labirentlere çıkarlar ve her labirentte kitapları sevdiğini söyleyen ama zarar veren insanlarla karşılaşırlar.
İlk labirentte kitap okumayı cok seven ama onları hapseden bir insan vardır sadece saygınlık kazanmak maksadıyla okuyordur. Kendi değerini oluşturmak için kitap okuyan birisi ve okuduğundan bir sey anlamayan kitap sevdalısı...
İkinci labirentte kitapları sürekli kesip kırpan biri çıkar karşılarına... O da zamanın kıymetini vurgulayarak her kitabı kısaltmaya çalışır. Çünkü insanların çok işi vardır kitap okumaya vakitleri pek kalmıyordur.
Üçüncü labirentte ise yayınevi patronu sadece insanların okuduklarını yayınlamakta okunmayanlar ise bir çöp yığınına dönüşür.
Buradan anlıyoruz ki bazıları sadece kitap okumak ister, bazıları ise okuduğu kitabın yüreğini hisseder. Oldukça anlamlı olan bu kitabı tüm kitapseverlerin okuması gerekiyor bence. Kitabı kitap oldugu için değil de bize yürek verdiği icin sevmeliyiz.
Kitap değiştirilmeden okunmalıdir. Ona okuma zevki veren sey de sürekli kendini hissettirmesidir kitabın...
" yakınımızdaki insanlarla sınırlı kalmayıp tamamen farklı bir dünyada yaşayan insanların yüreklerini bile kitaplar aracılığıyla hissedebiliriz"
Ben kitapları hissedebildigim icin şanslıyım.