Uçak Anadolu'nun üstünden geçerken oralarda kışta kıyamette karlar içinde yaşayanları, yağsız bulgur aşı yiyenleri, tezek dumanları içinde oturanları, saçları bitmeden ölen bebeleri düşündü.
Dünyayı verelim çocuklara, hiç değilse bir günlüğüne,
Allı pullu bir balon gibi, verelim oynasınlar
Oynasınlar türküler söyleyerek, yıldızların arasında
Dünyayı çocuklara verelim
"İt ürür kervan yürür! Bu bir ateşli türküdür, her inanan, her inandığı için dövüşen adamın dilinde dolaşır durur. Her devrimi başlatanlar kavgaya atılırken bu sözü haykırmışlardır."
Nâzım Orhan Kemal'e Bursa Cezaevi'nden yazdığı bir mektubunda,
"Muhakkak ki yeryüzünde en kuvvetli bağlardan biri de kafa ve yürek dostluğudur," diyordu. Çıkar nedir, döneklik nedir bilmeyen derin bilgili, alçakgönüllü, umutlu, çilekeş eski tüfeklere selam olsun."