Ben her gün sesine hasret kaldım. Bir “nasılsın” deyişine, adımı söyleyişine, hatta sıradan bir cümleye bile. Senin için belki küçük bir detaydı ama benim için bütün bir dünyaydı. Sen fark etmeden ben sana alıştım. Gülüşüne, konuşurken sesinin inceldiği o anlara, cümlelerinin arasındaki o sıcaklığa…
Eğer bir gün bu hikâye biterse, bil ki ben seni gerçekten sevdim.
Yanlış zamanlarda, yanlış cesaretlerle, yanlış kararlarla… ama en doğru duygularla sevdim.