Çünkü herkes kendi kendisinin en kötü düşmanıdır, kendi sabırsızlığından daha ölümcül bir düşmanı daha yoktur, düşmanı onu öldürmekte yavaş kalırsa sabırsızlığı öldürüverir.
Aydınlanmaya can atıp Batı dillerini öğrenmeye kalkan, sonunda bu dillerin hepsinde "Türk" adının bir hakaret olduğunu öğrenen genç Türk'ün hissettiği hayal kırıklığına, şevkinin sönüp gitmesine yakınlık duymamak zordur.
Geçmiş değişmez, ama geçmişi algılama biçimimiz sürekli değişir, her kuşak geçmişi kendi ilgileri ışığında, kendi becerileri ölçüsünde yeniden inceler.