Yaşam, her vakit bulanık ve ağır ağır akan, çamurlu bir ırmak gibi hiçbir değişikliğe uğramaksızın geçip gitmeyi sürdürüyordu eskiden beri. Görünüşe bakılacak olursa; şimdiye dek hiç kimsenin bu gidişi değiştirmeye ne vakti, ne de hırsı olmuştu.
İnsan varoluşu arar, sevmeyi arar, yıldızları arar, iyiliği arar. Ararda bulamaz. Bulanlara da deli deyip, gülüp geçer. Antonia De Soint-Exupery Küçük Prens'te, "Ama gözler kördür, yürekle aramak gerekir." derken bundan bahseder. Hakikat, göremediklerimizdedir.