Nasıl ki tehlike halinde ancak aynı kan grubundan insanlar birbirinin yardımına koşabiliyorsa,bir ruh da diğerine ancak o diğeri ‘başka türlü’ değilse,ikisinin fikirlerin ve inançların ötesindeki en gizli gerçekleri benzerse yardım edebiliyor.
Sonunda,en sonunda insan dünyanın ona öylesine inatla sorduğu soruları hayatının gerçekleriyle cevaplar. Sorular şöyledir: Sen kimsin? Gerçekten ne istiyordun? Gerçekten ne yapabiliyordun? Nerede sadıktın, nerede sadakatsiz? Nerede cesurdun,nerede korkak? Sorular bu şekildedir. Ve insan elinden geldiğince cevaplar, doğru ya da yalan söyleyerek ama bu o kadar önemli değil. Önemli olan, sonunda bütün hayatıyla cevap vermesidir.